MESEM’li Bir Öğrencinin Mektubu
MESEM‘li bir öğrencinin yaz tatili hakkında yazdığı mektubu paylaşıyoruz.

Üç aylık yaz tatilinde bize yalnızca bir aylık tatil veriliyor, bazı yerlerde ise bir aydan da daha az veriliyor. Bir aylık tatilimiz olsa dahi tatilde bile MESEM’den aldığımız para hiçbir şeye yetmediğinden hayallerimiz için ya da ailevi durumlar nedeniyle başka işlerde çalışmak zorunda kalıyoruz. MESEM’den ayda 8 bin TL kazanıyoruz, aldığımız paradan çok daha fazlasını almamız gereken işler yapıyoruz ancak devlet bize vermesi gereken parayı şirketlere, patronlara veriyor.
Yaz tatilinde bir günüm sabah 6 da uyanıp hazırlanıp işe giderek başladı, 7 de iş başı yapıp güne başladım. Saat 12’ye kadar 30 dakikalık yemek molası dışında mola vermeden çalıştım, sonrasında saat 15’e kadar çalışmaya devam ettim. Bazı günler ek işlere gittim, ek işe gitmediğim günler olsa dahi işten çıktıktan sonra yorgunluktan yapacak bir şey olmuyor. Ne kendime zaman ayırabiliyorum ne de sosyalleşebiliyorum; iş çıkışında eve gidip dinlenmek zorunda kalıyorum, gün benim için başlamadan bitmiş oluyor.
Şu an gecenin 12’si olmasına rağmen hâlâ çalışıyorum, ne MESEM’de ne de diğer işlerde emeğimin karşılığını almıyorum. Ben, MESEM maaşımla yetinemediğimden dolayı çalışmak zorundayım. Patronlar ise önemli işlere hak ettiği parayı vermemek için benim emeğimi sakız parasına satın alıyor. Çünkü ben bu gece 12’ye kadar çalışmazsam hayatım olduğundan daha fazla zorlaşacak. Ama patronlar ve MEB hakettiğim maaşı verirse kârları azalır, işbirlikleri bozulur. Bu yüzden MESEM’de benim emeğim, canım, gençliğim sakız parası kadar değersiz.
Haziran-Eylül arasında yaşadığım iş kazalarından bahsetmiyorum bile, bunlar artık alıştığımız şeyler. Bu 3 ay içerisinde sadece bir ay olan iznimi daha az kullandırmayı denediler, iş tanımım dışında olan şeyleri yapıyor olmama rağmen daha fazla şey yapmamı isteyip durdular. Bunlar benim yalnızca 3 ayda yaşadıklarım peki çalışırken ölen arkadaşlarımız için ne diyeceğiz? Her birimiz insanca bir yaşamı hak etmiyor muyuz? Her hafta başka bir arkadaşımız iş cinayetinde ölüyorken buna dur demenin zamanı gelmedi mi?


